Yağmur yağdı yine içimi sevinç kapladı. Yağmur yağınca dünya benimmiş gibi bir his kaplar içimi. Yağmur içinde büyüyen hüzünlerini anlatamayan birinin boşanan gözyaşları gibi gelir bana. Ağlar, ağlar sonra bir enfes toprak kokusu kaplar her yeri. Rahatlamıştır, bir oh çeker. Çok keyiflendiyse eğer üzerine bir de gökkuşağı çeker, bir dal sigara gibi. Kışın yağar yağmur, soğukta yağar yağmur, kapkaranlık gri bulutlar olduğunda yağar. Kimse zaten şaşırmaz bellidir yorgun olduğu, bellidir hüzünlü olduğu ancak bir de bahar da yağar yağmur. Herkes şaşırır neden yağdı diye. Çünkü mutludur, üzülecek ne vardır ama o ağlamıştır işte. Sıcaktır gözyaşları, çünkü kanla karışıktır o damlalar. Ama bunu bilmez, anlamaz diğerleri. Dışarıdan bakıldığın da mutludur o zaten, ağlayacak bir şey yoktur ama onun içindedir gri bulutlar, bazen bir dağın ardından görünse de genelde saklamayı başarır diğer insanlardan o hüzün bulutlarını. Yağmur yağınca dünya benim olur ya, bunun nedeni belki de ağlayan birinin daha olması olabilir. Kendine bir hüzün kardeşi daha bulursun. Herkes kaçarken onun gözyaşlarından sen koşa koşa gidersin o rahmete. Değdikçe tenine, değdikçe saçına daha bir kabarır için. Ağla dostum sen ağla ben yanındayım dersin. Onun da hoşuna gider bu. Ağladıkça ağlayası gelir. Sonra coşar, yüreği kabarır, herkese duyurmak ister halini. Camlara tempolu bir şekilde vurmaya başlar. Ama kimsenin umrunda değildir. Sonra yine kabuğuna çekilir. Anlaşılamamanın o garip hissiyle tekrar susar ve keser ağlamayı. Yağmur ben anlıyorum seni, dertlisin, ağlıyorsun. Diğerleri seni anlamıyor sanıyorlar ki ısınan hava yükselir, sonra tozların üzerine konar, bulut olur, soğuk hava kütlesine çarparsa yağmur olur, daha soğuk olursa kar olur, birden olursa dolu, tipi olur. Olur mu hiç öyle şey? Ben inanır mıyım bu saçmalıklara. Sen üzgünsün ağlıyorsun. Sen boş ver onları onlar anlamaz seni. Ağla sen gönlünce. Ben sen ağlayınca çok mutlu oluyorum. İçine atıp durma, gürle, şimşek çak, bağır çağır etrafa. Seni anlamayanlara inat, yağ onların üstüne. Kin tutma sakın zaten sen kin tutamazsın, yufka yüreklisin ama unutamazsın da benim gibi. Yağmur bak çok özletme gözyaşlarını. Arada bir oturalım, dertleşelim, ulaşamadıklarımızı konuşalım. Sen yağ ben iki elim kanda da olsa çıkarım dışarı. Dolaşırım boş sokakları. Kaldırıp kafamı bakamam gökyüzüne, gözlerinin içine bakamam çünkü o zamanlar da çok derin bakıyorsun benim de canımı yakıyorsun. Ama inan bak hiç bir damlanı yere düşürmek istemiyorum. Keşke herkes böyle düşünse de yere damlan düşmese ama o zaman da yeryüzü üzülür. Ama en azından o anlasa da bari bir kere benim için tutsa. Başka bir şey istemiyorum ondan... Sen hep gül be gülüm senin yerine yağmur ve ben ağlarız…
faili meçhul aşkların hep acıyan kanayan yanı bendim. her biten aşktan sonra yıkılan yaralanan yanan bendim. gökyüzünden boşalan yağmur gibi gözlerinden yaşlar akan ben nerde boynu bükük hayattan boş vermiş sevgili görsem. onun mutsuzluğuna isyanına ortak olan yine ben. nerde bir parça isyan görsem ucundan tutan ben. ben bir hamalım bana elini verenin kalbini taşırım.
Canım yalnızca sevmek istiyor seni.Öncesinin ve sonrasının arasına alıp değil,alışılmış bir tören gibi değil.Hiç dokunmadan,belki de gözlerine bakmadan,konuşmadan belki belki de her zaman yaptığımız gibi değil.. Canım yalnızca sevmek istiyor seni.Unutup,tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi.. Canım yalnızca sevmek istiyor seni.Saçlarını yüzünden ayırıp,gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden,ismini bedeninden ayırıp,ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi,keşfeder gibi, ilk kez ve merakla ve hayranlıkla,bir kırmızının detayında dakikalarca takılıp bakar gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni.. Canım yalnızca sevmek istiyor seni,nereye varacağını bilmediğim bir kaçamak yolculuğa,sırf aklıma esti diye,sevdiğim hiçbir eşyayı almadan yanıma çıkar gibi..Süregelen bir sevgiyle değil,öğretilmemiş,bilmediğimiz biçimlerde,kuşların kanatlarını açıp,özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle,içimden geldiği gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni.Tarifsiz bir hisle sevmek istiyorum seni. Tatlı,ekşi ya da tuzlu değil,bilmediğim bir tatla,bir duyguyla.Öyle,bir meyvenin tadını alır,bir kitabın adını okur gibi değil; bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin... zemheri akşamında denizden esen rüzgarların içine işlediği yosun kokuları gibi,anlatamadığın ama bırakmak istemediğin,bitmesini istemedigin bir hisle..
AKLIMDAN BİR TÜRLÜ ÇIKMAZ GÜLÜŞÜN HER SABAH ÖNÜMDEN AKAR GİDERSİN BİR ÖMRE BEDELDİR SELAM VERİŞİN ÖMRÜMÜ ARDINA TAKAR GİDERSİN..
NERDEN BİLECEKSİN BİR GÜLÜŞÜNDE BİR ÖMÜR TAKILIR KALIR PEŞİNDE HER SABAH YAKTIĞIN AŞK ATEŞİNDE KALBİMİ YENİDEN YAKAR GİDERSİN..
HELE O SAÇLARIN O EDA O NAZ DİLİMİN UCUNDA ’ DUR BEKLE BİRAZ’ DİYEMEM BİR TÜRLÜ BİR TÜRLÜ OLMAZ SANKİ ANLAR GİBİ, BAKAR GİDERSİN... (istanbul-lum-34@hotmail.com)